Web sitemize hoşgeldiniz, 18 Nisan 2026,
Anasayfa » Hastalıklar » Büyükbaş Hastalıkları » BUZAĞI İSHALLERİ

BUZAĞI İSHALLERİ

REKLAM ALANI
BUZAĞI İSHALLERİ

İshalle seyreden çok faktörlü bağırsak ve abomazum hastalıkları buzağı hastalıklarının yaklaşık yarısını oluşturur. Embriyonal devrede steril olan fötüs doğumla birlikte mikroorganizmaların değişken ısı ve cevre faktörlerinin bulunduğu bir ortamda kendini bulur. Yeni doğan buzağılarda beden sıcaklığını düzenleyen regülasyon mekanizmaları henüz iyi gelişmemiş lokal yangı reaksiyonları ve ve bazı nonspesifik savunma mekanizmaları aktif değildir. Mukozaların permeabiliteleri yüksektir.

Etiyoloji ve Patagonez:

   Enfeksiyöz (bakteri,virus,mantar,parazit) ve nonenfeksiyöz (alimenter,toksik,alerjik.stres) nedenler veya bu ikisinin kombinasyonu söz konusudur.Uygunsuz bakım ve besleme şartları enfeksiyöz ajanların hastalık yapmasına zemin hazırlar.Genellikle virus enfeksiyonları bakterilere öncülük eder.Lokal mukoza bağışıklığı için önemli olan IgA kolostrumla alınmazsa özellikle koliler kalın bağırsaktan ince bağırsağa doğru geçiş yaparak oradaki süt asidi bakterileriyle enterokokların yerini alarak hastalık oluşturur.Gıdaya bağlı isallerde oldukça önemlidir.İçilen sütün pıhtılaşma ve transportundaki problemler,protein,yağ,ve karbonhidrat sindirimindeki rahatsızlıklar başlıca faktörlerdir.Buzağılar ilk dört haftalık yaşta karbonhidratlardan sadece gilikoz ve laktozu değerlendirirler.Bu maddeler yüksek oranda verildiğinde ishale neden olur.Ayrıca yağ ve doymamış yağ asitleri oranının çok yüksek olması ishala neden olabilir.Denatüre olmuş proteinler,rasyonda bitkisel proteinin çok yüksek oluşu,Vitamin A noksanlığı ishal oluşturan diğer alimenter faktörlerdir.Buzağılara aşırı miktarda ve soğuk süt verildiğinde,normalde sütün pıhtılaşmasında görev alan enzimin aktivitesi düşer ve abomazumda süt yeterince peynirleşemez ve Ph aside kayamaz.Böylece içilen sütle birlikte bakteriler tahrip olmaksızın bağırsaklara geçer ve enteritis şekillenir.                     

Mikrobiyel FaktörlerMikrobiyel olmayan faktörler
BakterilerViruslarMantarlarParazitlerÜşütme Transport Stres Bağışıklıkta yetersizlik Beslenme hataları Zehirlenmeler Alerjik nedenler İz element noksanlıkları Elverişsiz bakım koşulları
E.coli Salmonella Pseudomanas Cl.Perfingens Klebsiyella Pasteurella Cornebacteri Proteus Streptekok ShigellaCoronavirus Rotavirus Adenovirus VD-MD virusu IBR virusuC.albicans C.cruseiKoksidiler Kryptosporidiler Askaritler

 Semptomlar:

  Buzağıların diyare sendromu akut.subakut ve kronik seyredebilir.İntoksikasyon belirtileri vardır.Gaita açık sarıdan beyaza kadar olan renk tonlarında sulu ve içerisinde kan.mukus ve fibrin ihtiva edebilir ve kötü kokulu olabilir.Hayvanlar iştahsız ve bitkindir.Timpani oluşabilir.Şiddetli su kaybı eksikkozis belirtilerine(dehidratasyon,hematokrit değer artışı,kanın koyulaşması,kanda metabolizma artıklarının çoğalması,idrar volumünde azalma,nabızda zayıflama) yol açar.Vucut sıcaklığı düşük değerlere inebilir.

   Vucut ağırlığının yaklaşık %20 sini oluşturan ekstrasellüler sıvının %15 kaybolduğunda klinik semptomlar ortaya çıkar.Şiddetli ishalde ilk 24 saatte vucut ağırlığının % 10-15 i kaybolabilir ve buna bağlı olarak deri esnekliği azalır ve gözler göz çukuruna çöker.Hipovolemi, hipoksi ve elektrolit kaybı olur.Metabolik asidoza eğilim vardır.Bunun en önemli nedeni HCO3  kaybı ve kalın bağırsakta oluşan laktik asidin absorbsiyonudur.Kan serumunda üre miktarı artar,karaciğerde glikojen azalır,hipoglisemi ve enerji noksanlığı oluşur.

 Tanı:

    Gaita, bağırsak peristaltiği artışı ve abomasumun muayenelerine dayanır. İshalli hayvanlardan alınan rektal sıvap örnekleri ile ölen hayvanların iç organ örneklerinden besi yerlerine ekimler yapılarak ve serolojik muayenelerle bakteriyolojik etken izolasyonu çalışılır.

   Gluteraldehit Koagulasyon testi yapılarak yangının varlığı ve şiddeti belirlenir. Yemlerin ve yemleme teknolojisinin incelenmesiyle alimenter nedenler ortaya konabilir.

 Tedavi:

   Kaybolan sıvı elektrolitleri telafi etmek (fizyolojik tuzlu su,ringer çozeltisi),mineral ve vitamin noksanlığını gidermek,metabolik asidozu düzeltmek,bağırsak salgılarını azaltmak amacıyla sepmtomatik ve destekleyici tedavi uygulanır.Hastalar ayrılarak geniş spektrumlu antibiyotikler ve sülfonamidlerle tedaviye çalışılır.Ayrıca ishallerde antiprostoglandin ilaçlarda kullanılabilir.Dehidre buzağılarda dehidratasyonun şiddetini belirlemede en güvenilir parametre serum üre konsantrasyonudur.Asidoz ve an anuri durumlarında potasyumca zengin elektrolit çözeltileri kullanılmamalıdır.

 Korunma:

  • Gebe sağmal inekler kuruya çıkarılmalı,
  • Gebe ineklerin beslenmesine dikkat edilmeli (yeşil yem, kaliteli silaj, A vitamini takviyesi)
  • Güç doğumlarda veteriner hekime haber verilmeli,
  • Doğumun; temiz ve diğer hayvanlardan ayrı bir yerde yapılmalı,
  • Doğum sonrası, buzağıların temizlenmeli, kurulanmalı ve göbek kordonunun antiseptiklendikten (ilaçlandıktan) sonra bağlanmalı,
  • Ağız sütü buzağıyı hastalıklardan koruyucu maddeler taşıdığından çok gerekli, bu nedenle buzağının en kısa zamanda anneyi emmesi sağlanmalıdır. İlk 24 saat içinde 3-4 öğün ağız sütü mutlaka emzirilmelidir. İlk öğünde doğum ağırlığının yaklaşık %5 i kadar kolostrum(1.5-2 litre) verilmelidir. Doğumdan sonraki 3 gün ağız sütüne devam edilmelidir.
  • Yeni doğmuş buzağılar, emmeyi takiben anasından ayrılıp özel buzağı bölümlerine alınmalıdır. Özel buzağı bölümü; önce dezenfekte edilmeli (ilaçlanmalı), iyice havalandırılmalı, rutubetsiz olması sağlanmalı, temiz altlık sap serilmeli ve 5 günde bir mutlaka değiştirilmelidir.
  • Sağım ve emzirme hijyenine dikkat edilmelidir. Memeler antiseptikli sularla temizlenip kurulandıktan sonra sağım ve emzirme yapılmalıdır.
  • Özellikle E.coli serotipi belirlenerek gebe inekler doğuma en az 2 ay kala 2 hafta aralıklarla 2 defa bu suşlardan hazırlanan aşılarla aşılanmalı, eğer ana aşılanmamışsa, buzağıya doğar doğmaz koruyucu bir immunobiyolojik solüsyon uygulanmalıdır.
  • Ahırlardaki buzağı septisemisi (Koliseptisemi) olayları, koruyucu uygulamaya rağmen önlenemiyorsa, veteriner hekim kontrolünde veya laboratuvardan alınan antibiyogram (test) sonucuna göre antibiyotik uygulanabilir.

Etiketler:

REKLAM ALANI
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz