Web sitemize hoşgeldiniz, 24 Nisan 2026,
Anasayfa » Hayvancılık » Koyun Yetiştiriciliği » Koyunların Besin Maddesi Gereksinimleri

Koyunların Besin Maddesi Gereksinimleri

REKLAM ALANI
Koyunların Besin Maddesi Gereksinimleri

Besleme, koyun sürülerinde sağlık ve verimlilik gibi birçok faktör üzerinde önemli rol oynamaktadır. Koyunların besin madde ihtiyaçları yaş, cinsiyet, canlı ağırlık, ikim ve diğer koşullar ile içinde bulundukları fizyolojik durum gibi birçok faktöre bağlı olarak değişir. Koyunlarda fizyolojik farklılıklar yaratan dolayısıyla da besin maddesi gereksinimini farklı kılan dönemler arasında aşım, gebelik, doğum, laktasyon ve verimsiz dönem sayılabilir.

Koyunların besin maddesi gereksinimleri ve bu gereksinimleri karşılayacak rasyonların hazırlanmasında yukarıda sayılan dönemlerin dikkate alınması zorunludur. Koyunların günlük besin maddesi ihtiyaçları yaşama ve verim payı olarak ayrı ayrı hesaplanır. Yaşama payı; hayvanın herhangi bir kondisyon kaybına olmadan sadece fizyolojik fonksiyonlarını yerine getirmesi için gerek duyduğu besin maddesi miktarıdır. Verim payı ise; et, süt ve yapağı gibi verimlerin oluşması için kullanılan besin maddeleridir. Eğer hayvan yetersiz besleniyor ise yaşama payı için kullanılması gereken besin maddelerinin bir kısmını verime çevirmek için kullanır ve kondisyonu geriler. Bir süre sonra söz konusu verim düşer ve sonunda tamamen durur. Eğer yetersiz besleme uzun süre devam ederse hayvan yaşamsal önemi olan vücut fonksiyonlarını yerine getirememesi ölümle sonuçlanır.

Bu noktada yetiştiricinin yapacağı iş öncelikle elindeki hayvanların gereksinme duyduğu günlük besin maddesi miktarını bulmak, daha sonrada elinde bulunan veya satın alacağı yem hammaddeleri ile hayvanların gereksinimini karşılamaktır.

  Su

En kritik besin maddesidir. Vücut sıcaklığını korumak, besin ve atıkları taşımak ve birçok kimyasal reaksiyona uygun ortam hazırlama gibi vücut fonksiyonlarında yer alır. Koyunlar yeterince su tükettiklerinde daha az sindirim ve idrar problemleri ile karşılaşırlar. Su kaynakları olarak yağmur, çiğ, kar, yeşil sulu otlar, yemlerdeki nem ve serbest sular sıralanabilir. Koyunların günlük su tüketimi genel olarak kışın 2.0-2.5 litreye düşerken, yazın 8.5-9.0 litreye çıkabilmektedir. Su tüketimini belirleyen kriterler sıralandığında; kuru madde alımının 2-4 katı, laktasyondaki dişilerin tüketimi 2 katına çıkar, çevre sıcaklığı etkilidir (sıcaklık 21 °C’nin üzerine çıktığında kıştaki tüketimin 1.2 katı üstüne çıkar; -5 °C’nin altına düştüğünde tüketim önemli miktarda düşer), yoğun protein ve protein olmayan azotlu bileşikler ve fazla mineral madde alımı su tüketimini artırır.

Enerji

Yetersiz enerji alımı, özellikle de gebeliğin sonu ve laktasyon dönemlerinde diğer beslenme yetersizliklerinden daha fazla koyunların performansını olumsuz etkiler. Kantitatif olarak en önemli besin maddesi kaynağıdır. Karbonhidrat, yağ ve yoğun proteinden elde edilir. Genellikle, kaliteli mera, ot veya silaj ile ihtiyaçlarını karşılamakla birlikte özellikle koç katım dönemi, kuzulama öncesi ve sonrası dönemlerde ek tahıl ilavesi gerekir. Rasyonda enerji yetersizliğinde; büyüme yavaşlar, ağırlık kaybı olur, üreme problemleri görülür, süt üretimi düşer, hastalık ve parazitlere direnç azalır, yavru ve ergin ölümleri artar. Yem bazlı enerji kaynakları yüksek (tahıllar, protein ek yemleri), orta (kuru ot) ve düşük (taze otlar, silaj) olarak sıralanabilir.

Protein

Birçok durumda, protein miktarı kaliteden daha kritiktir, mikrobiyal protein çoğunlukla yeterlidir. Protein, hayvanın almasından önce rumende yoğun miktarda değişime uğramaktadır. Protein, yaşama payı (vücut dokularını yenilemek; yapağı, tırnak ve boynuzun büyümesini sağlamak) yaşama payına ek (laktasyon, büyüme, gebelik) dönemleri için önemlidir. Yem bazlı protein kaynakları yüksek (bitkisel, hayvansal), orta (erken dönemde hasat edilmiş baklagil otları), düşük (tahıllar) olarak sıralanabilir. By-pass proteini, bazı durumlarda yararlı olabilir ve protein olmayan azot (NPN) kullanabilir. Yeşil otlaklar yeterli protein sağlar. Ancak, olgunlaşmış ve ağartılmış ya da uzunca bir süre kuruduktan sonra ek protein gerektirebilir. Rasyonda protein yetersizliğinde; iştah azalır, canlı ağırlık artışı düşer ve lif büyümesi yavaşlar.

Mineraller

Vücudun sinir sistemi ve iskelet yapısında önemli rol oynar ve 16 mineral beslenme açısından esansiyel olarak sınıflandırılmıştır. Bunlar makro mineraller (Na, CI, CA, P, Mg, K, S) ve mikro mineraller (I, Cu, Fe, Mn, Zn, Mo, Co, Se, F) olarak sıralanır. Uygulamada, gerçek ve doğru beslenme gereksinimleri, minerallerin miktarına ve niteliğine bağlı olarak önemli ölçüde değişir. İhtiyacın önemli bir kısmı normal otlatma ve beslenme uygulamaları ile karşılanabilir. Ancak Na, CI, I, Co, Fe, Mn ve Zn içeren mineral tuzu, genellikle serbest olarak alımları sağlanır. Minerallerin fonksiyonları; besin maddelerinin emilimi ve sindirim, kan oluşumu ve pıhtılaşma, enzim ve hormonların üretimi, döl verimi ve hızlı gelişme, kemik gelişimi, rasyonun lezzeti gibi noktalarıda öne çıkmaktadır.

Vitaminler

Yağda eriyenler (A, D, E, K) ve suda eriyenler (B₁, B2, B6, B12, Niasin, Biotin, Folik asit, Kolin, Inozitol ve Paraaminobenzoik asit) olarak gruplandırılır. Vitaminlerin en iyi kaynakları; yeşil yemler, kuru ot, tahıllar, küspeler ve vitamin premiksleridir. Koyunların ihtiyacı olan tüm yağda eriyen vitaminleri normal koşullarda yem kaynaklarından karşılamalarına rağmen, vitamin A (uzun süre kuru ot tüketimi veya kışın meralarda kuru ot otlatma) ve vitamin D (sürü uzun süre kapalı tutulduğunda) belli koşullarda eksik kalabilir. B vitaminleri rumende sentezlenmektedir, bu nedenle genellikle takviyeye gerek yoktur. Vitaminlerin fonksiyonları; büyüme ve sindirim hastalıklara direnç, vücut aktiviteleri, fötüsün gelişme ve büyümesi, süt üretimi ve döl verimi özelliklerinde öne çıkmaktadır.

Etiketler:

REKLAM ALANI
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz