Web sitemize hoşgeldiniz, 15 Mayıs 2026,
Anasayfa » Hayvancılık » Koyun Yetiştiriciliği » Yetişkin Koyunların Beslenmesi

Yetişkin Koyunların Beslenmesi

REKLAM ALANI
Yetişkin Koyunların Beslenmesi

Koyunlarda canlı ağırlık tüm yıl boyunca aynı kalmaz, üretim dönemlerine göre değişiklik gösterir. Yılın 16-20 haftası koyunların enerji ihtiyaçları kritik seviyededir (çiftleşme, kuzulama öncesi ve laktasyon). Besin maddesi ihtiyaçları gebe olmadığı veya verim vermediği dönemlerde oldukça düşüktür. İhtiyaçlar gebeliğin ilk dönemlerinden sonlara doğru yaklaştıkça yavaş yavaş artar ve laktasyonda en yüksek seviyeye ulaşır. Besleme yönetimini iyileştirme noktasında koyunlarda canlı ağırlık, üretimin farklı evrelerindeki (çiftleştirme öncesi 3 hafta, gebeliğin son dönemi ve sütten kesim) kondisyon skoru dikkate alınır. Koyunlar yıl boyunca birkaç kez değerlendirilir. Bunlar içinde en önemlisi kuzulama öncesi 5-6. haftalardaki değerlendirmedir. Kondisyon skoru, koyunun bel bölgesindeki omurların üzerinde ve etrafındaki yağlanma ve kaslanmanın belirlenmesine yönelik el ile yapılan muayenesidir ve subjektif ölçüdür. Koyun sürülerinde bakımın yeterli olup olmadığını gösteren en önemli göstergedir. Kondisyon skoru 0-5 arasında değişir ve 0 (ekstra zayıf) ve 5 (ekstra yağlı) olarak sınıflandırılır. Kondisyon skoru değerlendirmelerinde her iki uçta yer alan ekstra değerler istenmez. Kondisyon skoru sütten kesimde 2.5 ve kuzulamada 3.5 olması arzu edilir. Gerek duyulduğunda zayıf koyunlar sürüden ayrılarak, enerji yönünden zengin yemler ile beslenerek vücut kondisyonu artırılır. Bunun zıttı obez koyunlarda sürüden ayrılarak düşük enerji seviyeli yemler ile beslenerek vücut ağırlıkları kabul edilebilir seviyeye inmeleri sağlanmalıdır.

Vücut Kondisyon Skoru

Vücut kondisyon skoru (VKS), sürüde üretimi arttırabilme noktasında beslenme ve diğer yönetim stratejileri ile birlikte kullanılan pratik bir yönetim aracıdır. Kondisyon skorları, öznel niteliktedir ve koyunların vücudundaki yağlanmaya göre yapılan sınıflandırılma kapsamında beş puanlık bir puanlama sistemini (1-5) kullanmaktadır. Diğer bir ifadeyle VKS, hayvanların göreli vücut yağlanmasındaki 5farklılıklarla tanımlamak veya sınıflandırmak için kullanılan bir sistemdir. Subjektif sistem, vücut kompozisyonunun oldukça güvenilir bir şekilde değerlendirilmesini sağlar. VKS, kısa yapağılı koyunlarda görsel, uzun yapağılı koyunlarda palpasyon ya da her ikisi birlikte kullanılarak yapılacak değerlendirme yoluyla saptanabilir.

En önemlisi, yetiştiricinin VKS’nu, üretim aşamasında göz önüne alınarak optimum seviyeye getirme yeteneği ile diğer yönetim kararlarını ve eylemlerini yönlendirmek için bu değerleri kullanmasıdır. Optimum verimlik için, üretim aşamalarına bağlı olarak farklı VKS değerleri ile ilişkilendirilmiştir. Düşük VKS değerine sahip koyunlarda (≤2) rasyodaki enerji artışına olumlu yanıt verirken bu değer yüksek VKS’li (4-5) koyunlarda az etkiye sahip olacaktır. Özellikle kuzulama döneminde VKS değeri 3+ olması idealdir ve bu laktasyon döneminde koyuna yeterli enerjiyi sağlar.

Ayrıca gebeliği son 1/3’lük kısmında VKS değerinin 3+ olması özellikle bu dönemde aşırı zayıf veya obez koyunlara göre doğum sonrası yaşanabilecek metabolik bozukluklar daha az rastlanacaktır. Bu tip koyunların kuzularında düşük doğum ağırlığı ve yaşama gücü problemleri de olacaktır. Gebeliğin son 1/3’lük zaman diliminde VKS’nu azaltmaya yönelmek genellikle ketozis ve kuzularda yaşama gücünde azalma ile sonuçlanır. VKS’yi bir sürü yönetim aracı olarak değerlendirmek için en kritik zaman kuzulama öncesi 4-6 haftadır. Beslenme değişikliklerinin sonuçlarını görmek için çok zaman gerektiği unutulmamalıdır. VKS’nu değerlendirmek için ikinci önemli zaman dilimi çiftleştirmeden önceki aydır. Bu zaman diliminde kondüsyona yönelik değerlendirmeler, sürüde üreme performansı ve kuzu verimine yönelik olumlu sonuçlar ortaya çıkaracaktır

Çiftleşme Dönemi Besleme

Çiftleşme döneminden önceki iki hafta ve çiftleşme dönemi başlangıcından itibaren iki hafta süre ile koyunlara yüksek kaliteli kaba yem veya hayvan başına günde 350-450 g dane yem verilmelidir. Bu uygulama “Flushing” olarak adlandırılır ve kuzulama oranını %10-20 arttırdığı saptanmıştır. Flushing uygulamasında etkili olan faktörler dişinin yaşı, ırk, vücut kondisyonu ve çiftleşme mevsimi olarak sıralanır. Flushing uygulaması ergin koyunlarda ilk defa damızlıkta kullanılacak toklular ve yağlı koyunlara göre hem daha iyi sonuç verir hem de ekonomiktir. Aynı zamanda bu uygulama ile ortalama kuzu verimini %10-20 oranında arttırdığı belirtilmektedir. Ortalama kondüsyon değerlerindeki koyunlarda flushing uygulaması, erken veya mevsim dışı çiftleştirmelerde, ovulasyonun yüksek olduğu normal mevsiminde yapılan çiftleştirmelere göre daha etkilidir.

Çiftleşme döneminde vücut kondisyonunu üst seviyede tutmak amacıyla besin maddesi alımını arttırmak önemlidir. Buradaki amaç; ovulasyon oranını artırmak, implantasyon peryodu boyunca embriyo ölümlerini azaltmak ve kuzulama oranını yükseltmektir. Doğum öncesi ölümlerin önemli bir kısmı çiftleştirmeden sonraki ilk 25 günde gerçekleşmektedir ve kötü beslenme ile ilişkilidir. Çiftleştirme döneminde içinde %50 ve daha fazla yonca veya diğer baklagil otları içeren meralarda otlatmadan kaçınılmalıdır. Çünkü baklagil otların östrojen bileşimlerini içermeleri çiftleşmelerde döllenme oranını azaltmaktadır. Çiftleşme döneminden kuzulama öncesi 8 haftalık dönme kadar mera ve farklı yem bitkileri yeterli olmaktadır. Bu dönmelerde fötüsün büyümesi minimumdur ve toplam besin maddesi ihtiyacı yaşama payı ihtiyacından çok da farklı değildir

Gebelik Dönemi Besleme

Gebeliğin ilk dönemi (90-100 gün), fötüsün büyümesi minimumdur, bu dönemde fazla ağırlık kazanmazlar. Besin maddesi ihtiyacı normal vücut fonksiyonu için gerekenden fazla değildir. Düşük kaliteli yem kaynakları kullanılabilir ve ilave bir yem verilmez. Gebeliğin son dönemi (son 4-6 hafta), en kritik periyottur ve fötüs ağırlığının yaklaşık 2/3’ünü gebeliğin son 6 haftasında kazanır. Bu dönemde dişinin meme sistemide gelişmeye başlayacaktır. Rumen kapasitesi taşıdığı çoğuz fötüsler ile sınırlanabilir. Bu noktada kuzulamadan önceki 6 hafta gebelik zehirlenmesi, düşük doğum ağırlığı, zayıf kuzu doğumu, postnatal kuzu kayıpları ve düşük süt verimini önlemek amacıyla normal rasyona ilaveten koyun başına 350-450 g ek yemleme yapmak gerekir. Bu dönemde özellikle fazla enerjili (zor doğum), düşük enerjili (gebelik zehirlenmesi), çok az veya fazla kalsiyum içeren (süt humması) yemleme yapılmamalıdır. Koyunlara selenyum içeren mineraller özellikle rasyona katılarak verilirse iyi sonuçlar verir. Yetiştiriciler gebeliğin son döneminde fazla dane yem ile beslemeye de dikkat etmelidirler aksi taktirde kuzularda aşırı büyüme ile güç doğumlar şekillenebilir.

Gebeliğin sonlarında koyunların ihtiyaçları ilk dönemlere göre yaklaşık %50 artmaktadır. Doğumdan kısa süre sonra ortaya çıkan kuzu ölümleri gebelik esnasında plasenta büyümesi, fetal gelişim ve meme bezi gelişiminde beslenmeye bağlı sorunlar ile ilişkilidir. Ergin koyunlarda (3-8 yaş) gebeliğin ilk 15 haftasında önceki laktasyon sırasında önemli bir kilo kaybı olduğu varsayılarak, kuzulan ayrıldıktan sonra bir sonraki gebeliğe kadar yaklaşık 10 hafta beslenmelerine dikkat edilmelidir. Beslenme ihtiyaçları yaşama payından biraz yüksektir fakat bu dönemde aşırı düşük veya fazla beslemede zararlı olabilir. Mera ve diğer kaba yem kaynakları yeterli olabilir ve maliyet açısından avantaj sağlar.

Gebeliğin son 6 haftasına gelindiğinde; fötus büyümesinin yaklaşık %701 bu dönemde gerçekleşir ve en kritik periyottur. Bu dönem koyunların zayıf beslenmesi, kuzu doğum ağırlığı ve yaşama gücünde düşüklük, yapağı folliküllerinde gelişme geriliği, çoğuz doğan kuzularda birörnek olmayan gelişme ve kuzularda düşük enerji rezervi gibi sorunları ortaya çıkarır.

Kuzularda doğum ağırlığı yaşama gücünü etkileyen temel unsur olup, özellikle enerji yönünden fakir besleme düşük doğum ağırlığına neden olabilir. Bu dönemki besleme aynı zamanda doğum sonrası süt veriminide etkilemektedir. Koyun tek veya ikiz kuzu taşıyorsa, sırasıyla %50 ve %70 daha fazla yeme ihtiyaç duyar.
Doğum Dönemi Besleme

Koyunlara genellikle, iyi kalitede kaba yem ve bol miktarda su sağlanması önerilir. Doğumdan yaklaşık 12-24 saat sonra yoğum yem verilmeye başlanabilir.

Laktasyon Dönemi Beslenme

Kuzulamayı takip eden ilk hafta boyunca laktasyondaki koyunların ihtiyaçları (tek kuzusu olan) gebeliğin son dönemi ile aynıdır. Kuzulamadan sonra koyunların enerji ve protein ihtiyacı sırasıyla %30 ve %45 artar. Rasyon yeterli miktarda mineral ve vitamin içermelidir. Anaç koyunlarda ek yemlemede yapılacak yanlışlar aşın canlı ağırlık kaybı, düşük süt verimi, ölüm ve zayıf kuzu gelişimi ile sonlanır. Çoğuz doğum oranı yüksek olan sürülerde protein ek yemlemesi hayati önem taşır. Yüksek kaliteli baklagil otları ile beslenilmedikçe, protein ilavesi rasyondaki tahılların bir kısmı ile sağlanabilir. İkiz yavru emziren ana tek yavruya sahip olana göre %20-40 daha fazla süt verirler. Koyunlar eğer çoğuz yavruya sahip ise merada ihtiyaçlarını karşılayacak oranda ot tüketemezler. Laktasyondaki koyunların yoğun yem ile beslenmesindeki genel bir kural, koyunun her baktığı kuzusu için 450 g yem alması gerektiğidir. Laktasyon sırasında koyunlar vücut ağırlığının yaklaşık % 5-7’sini kaybederler, sütten kesimden sonra ve daha sonraki gebelik sırasında uygun şekilde bu geri kazanılmalıdır. Laktasyon dönemindeki besin maddesi ihtiyaçları yaşama payının yaklaşık 2-3 katıdır. İkiz doğuran koyunlar tekiz doğuranlara göre %30-40 daha fazla süt üretirler dolayısıyla daha fazla besin maddesine ihtiyaç duyarlar. Süt verimli 2-3 haftada pike çıkar ve daha sonra düşmeye başlar.

Koyunlar sahip oldukları kuzu sayısına (tekiz, çoğuz) bağlı olarak gruplara ayrılmaları, fazla veya az yemlenen koyun sayısını azaltabilir. Eğer kuzu günlük üretilen sütü tüketemiyor ise koyun daha az süt üretecek ve fazla enerjiyi yağ olarak depo edecektir. Çoğuz yavru veren ana yağ depo edemez. Çünkü yem kaynakları (özellikle enerji) laktasyondaki koyunun ihtiyaçlarını karşılamayacaktır. Bu noktada çoğuz yavrusu olan koyunlar laktasyon boyunca canlı ağırlık kaybını önlemek için yeterince beslenmelidirler. Pratikte bu koyunlar yüksek süt verimi seviyesini korumak için vücut yağı rezervlerini kullanmaktadırlar. Bu noktada olması geren yüksek verimli koyunların kuzulama öncesi kabul edilebilir bir vücut kondisyonuna sahip olmaları gerektiğidir.

Etiketler:

REKLAM ALANI
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz