Etlik Piliçlerde Beslemenin Et Kalitesine Etkisi
- Kanatlı Besleme, Tavuk Yetiştiriciliği
- 7 Haziran 2024
- Yorum yaz
- 584 kez görüntülendi

Et kalitesi denildiğinde duyusal kalite (tat, görünüm vb.), besin değeri, hijyen, raf ömrü, işlenebilirlik, ekolojik olabilirlik şeklinde değerlendirilmektedir. Yüksek besin değerine sahip piliç etlerinin besin madde içerikleri birçok faktöre bağlı olarak farklılık göstermektedir. Bu faktörler arasında hayvanın türü, cinsiyeti, yaşı, verilen rasyon ve çevre yer almaktadır. Hayvanlara verilen yemlerdeki aminoasitlerin et kalitesi üzerine etkileri önemlidir. Nitekim etlik piliç rasyonlarına ihtiyacın üzerinde lizin ve treonin ilavesi göğüs eti oranını artırmaktadır. İhtiyacın altında verilmesi durumunda da göğüs eti oranında azalmalar görülmektedir. Bunların haricinde et kalitesi üzerine etkili olan diğer aminoasitler ise kükürtlü amino asitlerdir. Etlik piliç rasyonlarındaki kükürtlü aminoasitlerin (metiyonin+sistin) seviyesine paralel olarak göğüs eti oranında artış olurken yağ oranı düşmektedir.
Hayvanlarda yaş ilerledikçe doğal olarak karkastaki yağ oranı artmaktadır. Karkasın yağ miktarı hayvanların tükettikleri rasyondan kullanılan yağlarda etlik piliç karkaslarında yağ artırıcı etki yap maktadır. Protein seviyesi etkilenmektedir. Nitekim rasyondaki enerjinin yüksek olması karkasta yağlanmanın artmasına ve protein birikiminin azalmasına yol açmaktadır. Ayrıca rasyonda enerji kaynağı olarak yüksek rasyonlarla beslenen etlik piliçlerin karkaslarında protein içeriği önemli ölçüde artmaktadır.
Etlik piliç karkaslarının yağ asidi kompozisyonu rasyondaki yağların özelliklerinden etkilenmektedir. Çünkü rasyonlardaki yağlar çok az bir değişiklikle kanatlı vücudunda depolanmakta buna bağlı olarak da karkas yağ kalitesini rasyon yağları belirlemektedir. Kanatlılar için hazırlanan rasyonlarda enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla mısır, soya ve ayçiçeğinden elde edilen bitkisel ham yağlar kullanılmaktadır. Bu yağlar omega-6 (linoleik asit) yağ asidi bakımından oldukça zengindir. Keten, kolza ve balık yağı gibi ürünler ise Omega-3 (linolenik asit) yağ asidi bakımından zengindirler. Linoleik ve linolenik asit gibi uzun zincirli doymamış yağ asitleri insanlar ve hayvanlar için esansiyeldir ve diyetlerde mutlaka yer almalıdır. Çünkü bu yağ asitleri insanlarda kardiovasküler hastalıklar, diyabet, kanserin önlenmesi, bunama ve yaşlanmanın geciktirilmesi gibi çok önemli fonksiyonlara sahiptir. Bu nedenle son yıllarda etlik piliç rasyonlarında omega-3 ve omega-6 yağ asitleri bakımından zengin ürünlerin kullanılması önem kazanmıştır. Etlik piliç rasyonlarına omega-3 ve omega-6 yağ asitleri bakımından zengin ürünlerin ilave edilmesi hayvanların karkaslarını bu yağ asitleri bakımından zenginleştirecektir. Ancak bunlar doymamış yağ asitleri olduklarından etlerde oksidasyon riski artmakta ve buna bağlı olarak etin raf ömrü azalmaktadır. Bunu önlemek için yemlere vitamin E katılması gerekmektedir.
Etlik piliç rasyonlarına katılan selenyum, çinko ve E vitamini gibi maddeler dokularda depolanmakta, bu hayvanlardan elde edilen ürünlerin kalitesini artırmaktadır.
Türkiye başta olmak üzere birçok ülkede tavuk etlerinin sarı renkte olması kimi ülkelerde ise beyaz renkte olması tüketiciler tarafından tercih edilmektedir. Eğer tüketiciler beyaz karkasları tercih ediyorlarsa rasyonlarda beyaz mısır kullanılmalı, sarı renkli karkasları tercih ediyorlarsa sarı mısır, yonca unu, kırmızıbiber veya sentetik renk verici maddeler kullanılmalıdır.
KAYNAK: HAYVAN BESLEME VE BESLENME HASTALIKLARI ( PROF. DR. MEHMET ÇİFTÇİ )




Henüz yorum yapılmamış.