SÜT IRKI DÜVELERİN BESLENMESİ
- Sığır Besleme, Sığır Yetiştiriciliği
- 6 Haziran 2024
- Yorum yaz
- 494 kez görüntülendi

Süt ırkı düvelerin yetiştirilmesinde dünyaca kabul gören uygulamalar mevcuttur. Bu uygulamalardan en önemlisi Amerika’da düveler için belirlenen standartlardır.
Altın Standartlar temelinde, rutin iç ve dış paraziter mücadelenin ve aynı şekilde enfeksiyöz hastalıklara karşı aşıların, bölgesel şartlar ve riskler göz önünde bulundurularak yapılması gerektiği ve doğuma 4-8 hafta kala hastalık baskısının mevcut olduğu durumlarda, aşıların tekrarlanmasının kolostrum antibody kalitesini yükseltmek adına gerekliliği vurgulanmıştır.
Bu sistemde, düveler 13 -15 aylık yaşta, 374 -408 kg CA’da, >127 cm kalça yüksekliğinde (hip height) ve >122 cm cidago yüksekliğinde (wither height) tohumlanırlar. Bu şartlarda tohumlanan düveler, 22-24 aylık yaşta doğum yaparlar. Tohumlanmadan en az 30 gün önce düveler uygun dozdaki canlı aşılarla aşılanırlar. İlk tohumlamada geleneksel sperm ile yapıldığında döl tutma oranının >%70, dişi sperm (sexed semen) ile yapıldığında ise bu oran daha az (% 58-73) oranda gerçekleşir. Tohumlamadaki diğer bir ölçü ise, düvelerin %85’inin 3 kızgınlık siklusu sonrasında gebe kalmalarıdır.
Yine bu sistemde, devamlı olarak beslenme uzmanı ve veteriner hekimle sürekli temasta olunması gerektiği bildirilmiştir. Doğum yapan düve canlı ağırlığının 612,3 kg ve vücut kondüsyon skorunun 5 üzerinden 3,5 olması gerektiği bu sistemde, abort oranının ise %3 olması normal kabul edilir.
Free stall olarak isimlendirilen serbest duraklı barınak sisteminde, düveler taban altlığı kumdan, talaştan ve lastik-kauçuk gibi maddelerden yapılmış temiz-kuru bölmelerde yatar-dinlenirler. Hayvanlar istediği zaman serbestçe etrafta dolaşır ve su içerler. Otomatik kaşağıyı da istedikleri zaman kullanırlar. Yemleme zamanı hayvanlar yem yemek için yemliklere gelirler. Ancak bazı çiftliklerde bilgisayarlı yemliklerle (computerized feed bunk) hayvanın bireysel olarak ne kadar yem tükettiği ölçülebilir. Hayvan, boynunda bulunan tanıtım kartı ile yemliğe yaklaştığında, sistem tarafından tanınarak yem yemesine izin verilir. Hayvanın yemliğe ilk geldiği ve ayrıldığı zamanda, yemliğin kendisi tarafından yapılan otomatik tartım, hayvanın bireysel olarak ne kadar yem tükettiğini belirlemektedir. Free stall sisteminde, süt sığırları için bilgisayarlı yemlikle birlikte süt sığırları için robot ile sağım da yapılırsa, hayvanlar kendi başlarına istediği zaman yem yer, su içer, sağıma gider, dinlenir veya dolaşırlar. Düvelerin yattıkları bölme (yatak) dışındaki kısımlar sürekli idrar ve dışkı ile kirlenir ancak gerekli önlemlerle temizlenir. Temizleme konusunda bu tür alanlarda, otomatik sıyırıcı ve ya manuel temizleyici hatta gezici robot şeklindeki temizleme robotları ile sürekli temizleme söz konusudur. Bu tür sistemler yurtdışında oldukça yaygın olup, ülkemizde de yavaş yavaş görülmeye başlanmaktadır.
Düvelerin barındırıldığı alanlar cereyan akımından korunmuş, temiz hava sağlayan, kuru, temiz olmalıdır. Açık alanda barındırılan düvelerin rüzgâr ve güneşten koruma sistemleri bulunmalıdır.
Yukarıda bahsi geçen standartlar, genel düve yetiştiriciliği ile ilgili olup, beslenme ile ilgili diğer görüş ve detaylar aşağıda verilmiştir.
Düve beslemesinde genel stratejiler
Düvelerin beslenme düzeyi, aşırı enerji alımını önleyecek şekilde planlanır. Bu yapılırken, yüksek miktarda kaba yemin adlibitum düzeyde yedirilmesi ile veya konsantre yemle birlikte az miktarda kaba yemin, sınırlı miktarda yedirilmesi ile gerçekleştirilir. Sınırlı yemleme ekonomik olduğu kadar, yemden yararlanmayı artırır ve daha az dışkı üretilmesine neden olur. Sınırlı yemlemede, daha az miktarda yem kullanıldığından yemin enerji-besin madde içeriği yüksektir, diğer bir ifadeyle kaba yem oranı düşüktür.
Konsantre karışımı, genelde %80 oranında tahıl tanesi, protein küspesi ve yan ürünlerden ve kalan %20’lik kısım ise kaba yem ve mineral takviyesinden (saplement) oluşur (Beck ve ark., 2005). Bu sistemde yem tüketimi vücut ağırlığının % 2-2,3 oranında gerçekleşir ve bu düzeyde besleme 681-908 gram GCAA’nı destekler niteliktedir (Beck ve ark., 2005).
Düve rasyonlarında konsantre yemlerin %75 gibi yüksek oranda kullanılması durumunda köpüklü şişme (timpani – bloat) şekillenebilir (Zanton ve Heinrichs, 2008). Ancak düvelerde konsantre yemin yoğun kullanıldığı durumlarda sınırlı yemleme yapıldığından bu problem çok görülmez. Ayrıca, timpani ve köpüklü şişmeyi önleyen yem katkıları da kullanılabilir.
Yapılan bir araştırmada, Holstein ırkı düvelere (460 kg CA) 111 gün süreyle eşit enerji ve protein içeren rasyonlardan adlibitum, adlibitumun % 90 ve % 80’i (%63 kaba yem, %37 konsantre yem, NDF: %35) oranlarında rasyonlar yedirilmiş ve çalışma sonunda az miktarda yem tüketen düvelerin, CA değişimlerinin diğerlerine oranla farklı olmadığı, %25 daha fazla yemden yararlandığı ve daha az dışkı ürettikleri gözlenmiştir (Hoffman ve ark., 2007). Ayni çalışmada, sınırlı miktarda yem tüketen düvelerin laktasyon performansının daha iyi olduğu, bu düvelerden doğan buzağı CA’ larının ve zor doğum oranının problemsiz olduğu gözlenmiştir (Hoffman ve ark., 2007). Yapılan başka bir araştırmada ise (Zanton ve Heinrichs, 2007), 125 kg CA’a sahip düvelerin 245 gün süreyle (erginlik öncesi tüm dönem) %75 konsantre veya %75 kaba yem içeren rasyonları tüketilmesi sağlanmış ve eşit GCAA sağlayacak derecede yem miktarları yedirilmiştir. Çalışma sonucunda, kontrollü olarak (sinirli miktar) yedirilen konsantre yemin düvelerde, GCAA, iskelet büyüme oranı, gebe kalma oranı, puberta yaşı, doğum yaşı ve ağırlığı ve laktasyon performansını olumlu manada desteklediği bulunmuştur.
Düvelerin sınırlı yem miktarı verilerek beslenmesinde tam doyum gerçekleşmediği için açlıktan kaynaklanan aşırı davranış problemleri görülmemektedir (Hoffman ve ark., 2007). Düveler, bağırma ve farklı davranışlar sergileseler dahi bunlar problem oluşturacak düzeyde asla olmaz ve 7-10 gün içinde ortadan kalkar (Hoffman ve ark., 2007). Sınırlı yemleme sonrası düveler tam yemlemeye geçtiklerinde, Rumen kapasitesinin çok çabuk bir zamanda kendini ayarlayarak yem tüketim artışını desteklediği bilinmektedir (Dado ve Allen, 1995). Buzağı döneminden başlamak üzere düve dönemi boyunca yemden yararlanma oranı değişmektedir. Yaş ilerledikçe yemden yararlanma düşmektedir.





Henüz yorum yapılmamış.