Web sitemize hoşgeldiniz, 08 Mayıs 2026,
Anasayfa » Hastalıklar » GEBELİK TOKSEMİSİ (Pregnancy Toxemia)

GEBELİK TOKSEMİSİ (Pregnancy Toxemia)

REKLAM ALANI
GEBELİK TOKSEMİSİ (Pregnancy Toxemia)

Gebelik toksemisi, koyunlarda gebeliğin son 6 haftasında rastlanılan hipoglisemi, ketonemi, ketonüri, zayıflık ve körlük ile karakterize, stres, yetersiz beslenme, ikiz ve üçüz gebeliklerde yavruların hızlı gelişmesinin neden olduğu, subklinik ve akut seyirli bir metabolizma hastalığıdır.

   Etiyolojisi:

   Birden fazla yavrulu veya yavrusu iri olan gebe koyunların glikoz ihtiyacının fazla olmasından ve bu ihtiyacın gerek gıdalarla ve gerekse metabolizma yoluyla karşılanamamasından ileri gelir. İkiz yavrulayan koyunlarda bu ihtiyaç daha da fazladır. Gebeliğin son dönemlerinde kuzu çok hızlı büyüdüğü için annesinin enerji ihtiyacı büyük ölçüde artış gösterir. Bu durum ikiz ya da üçüz doğuran koyunların enerji ihtiyacı daha fazladır.

   Gebeliğin son haftalarında fizyolojik koşullar, çevresel ve beslenme faktörleri karaciğeri ağır metabolik yük altında bırakır. Bu faktörler karbonhidrat metabolizması bozukluklarına predispoze kılar.

   Gebelik toksemisine ortam hazırlayan başlıca faktörler; gebeliğin son 1.5 aylık dönemindeki beslenme şartları, ikiz üçüz ve dördüz gebelik, iri cüsseli yavrular, karaciğerin fonksiyonel yetmezlikleri, hareketsizlik, aşırı yağlanma, düzensiz yemlenme, günde tek öğün yemleme ve uzun bir zaman aralığında yemsiz kalma, ağır parazit invazyonları, ani hava değişiklikleri, soğuğa maruz kalma, çok kötü hava şartlarında muhafazalı bir barınağın bulunmaması, ileri gebeliğe bağlı olarak rahimin işkembeyi sıkıştırması, Rumen haraketlerinin kısıtlanması ve bunun sonucunda Rumen sindiriminin bozulmasıdır.

   Patogenezis:

   Sindirim sonucu gerekli glikoz ihtiyacı karşılanamaz. İhtiyacın karşılanması amacıyla karaciğerdeki glikojen rezervleri kullanılır. Devamında yağlardan glikoneogenetik yolla glikoz sentezlenir. Ancak bu mekanizmalar yetersiz kalarak kanda glikoz seviyesi düşer ve keton cisimcikleri artar. Lipid metabolizmasındaki bozukluk sonucu karaciğerde yağ dejenerasyonu oluşur.

   Semptomlar:

   Hasta koyunlar yürümeye zorlandığında önünü görmeden gitme, sabit bir engele çarpma, yürürken ön ayak ve boyun üstüne yıkılma, suyu yalayarak içme, körlük ve şuur bozuklukları sebebiyle sürüden ayrılma, sürüyü takip edememe ve hareket etmede isteksizlik gibi sinirsel semptomlar gösterir. Durgunluk , istahsızlık, diş gıcırdatma, Rumen atonisi, konstipasyon gözlenir.

   Baş ve boyun kaslarından başlayarak tüm yüzlek kaslarda titremeler, dudaklarda ve yüz kaslarında seğirme hareketleri izlenir. Nöbet tarzında iskelet kaslarında tonik ve klonik konvilzuyonlar, ayakta dururken başını ve vücudunu sabit bir nesneye dayama, bazen yıldızları sayar gibi başını yukarı çevirme ve dairesel tarzda dönme hareketleri yapar. Solunum havasında aseton kokusu vardır.

   Diagnoz:

   Hastalığın tanısında etiyolojik faktörler ve klinik bulgular önemli ipuçları verir. Kesin teşhis için kan ve idrarda keton cisimciklerinin saptanması, kan glikoz düzeyinin ölçümü ve otopsi bulguları yeterlidir.

   Proflaksi:

   Ani yem değişiklikleri yapılamamalı, önlerinde devamlı kuru ot bulunmalı, konsantre yem üç öğüne dağıtılarak verilmeli. Gebeliğin son 6 haftasında günlük konsantre yem tüketimi tedricen artırılmalı, gebelik devresinde koyunlar kapalı tutulmamalı, gebe koyunlara besi hayvanlarına mahsus yemler verilmemeli, hayvanlar gereksiz yere  yağlandırılmamalı, özellikle ketojen etkili yağlı tohum küspelerinin fazla yedirilmemesine dikkat edilmeli ve kötü kaliteli silaj yemleri verilmemelidir.

   Tedavi:

   Veteriner Hekiminize danışınız!

   Kaynak:

  • Prof. Dr. Yusuf GÜL (Geviş Getiren Hayvanların İç Hastalıkları)

Etiketler:

REKLAM ALANI
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz