Web sitemize hoşgeldiniz, 12 Mart 2026,
Anasayfa » Hastalıklar » Büyükbaş Hastalıkları » ABOMAZUM DEPLASMANLARI

ABOMAZUM DEPLASMANLARI

REKLAM ALANI
ABOMAZUM DEPLASMANLARI

Normalde karın boşluğunun tabanında bulunan abomazumun gaz ve sıvıyla dolarak, genişlemiş bir şekilde sola-yukarı veya sağa yukarı doğru yer değiştirmesi; solda Rumen ile karın duvarı arasında, sağda bağırsaklar ile sağ karın duvarı arasında yer almasıdır. Özellikle yüksek verimli süt ineklerinde ve tipik semptomlarla karakterize bir hastalıktır.

   Etiyolojisi ve Patogenez:

   Hastalığın sebebi tam olarak açıklanabilmiş değildir. Kompleks faktörlerin birlikte veya değişik ölçülerde etkisi söz konusudur. Abomazumun hipotoni ve atonisinin ve üretilen gaz-sıvı miktarının hastalığın oluşumuna zemin hazırlayıcı rolleri bulunmaktadır. Abomazumda dilatasyon oluşmasının tam nedeni henüz bilinmemektedir. Yine gaz oluşumunun abomazal motorikteki azalmadan mı yoksa anormal derecede gaz oluşturan başka sebeplere mi bağlı olduğu henüz çözülememiştir.

   İleri gebelerde büyümüş olan uterus, rumenin altına doğru girerek Rumen yukarı kaldırmakta ve abomazum kolayca rumenin altında kalan boşluğa dahil olabilmektedir; doğumdan sonra ise uterus küçülüp kendi yerine çekildiğinde bu sefer Rumen eski normal yerine inerek abomazumu bulunduğu yerde sıkıştırır ve yerini değiştirmesine yol açabilir. Ayrıca doğum sonrası karın iç basıncının aniden azalması, abomazum üzerine olan basıncı da ortadan kaldıracağından organın yerini değiştirmesinde etkili olabilir.

   Şimdiye kadar yapılan çalışmalar ve pratikteki gözlemlere göre hastalığın patogenezin de, bazen hep birlikte bazen de değişik ölçülerde olaya katılan iki ana sebep bulunmaktadır. Bunlar;

  • Beslenme faktörleri;  Abomazum  deplasmanları en çok entansif kış-ahır besisi döneminde ortaya çıkar. Mera besisine göre daha çok konsantre yem ve daha az kaba yem; öğün sayısının günde 2 veya 3’e inmesi; konsantre yemin yağ ve protein oranının fazla olması; kuru dönemden laktasyon dönemine geçişte ani gıda değişiklikleri hastalığın beslenmeye bağlı başlıca hazırlayıcı sebepleridir. Yapılan bir çalışmada konsantre yem/kaba yem oranı 1/3 olan grupta deplasman olaı hiç şekillenmediği halde, bu oran konsantre yem lehine bozulduğunda deplasman olaylarında artış oluşmuştur. Klinik gözlemlerimiz de bunu doğrulamaktadır.
  • Fizyolojik ve Patolojik Stres Faktörleri; Ahır stresi, yüksek süt verimi, yaşlılık ve doğum dönemi hastalık riskini artırmaktadır. Metabolik rahatsızlıklar, metrit, mastit, abort, retentio  sekundinarum, kronik tırnak hastalıkları, RPT, rumenitis, abomazitis ve indigesyonlar abomazum deplasmanları ile ilişkili hastalıklardır.

   Semptomlar:

   Sol taraflı deplasmanların semptomları;

   Komplike olmayan ve erken dönemdeki olaylarda belirtiler gözden kaçabilir. Semptomsuz seyreden olaylar dahi bildirilmiştir. Abomazumun geçici yer değiştirmelerinde semptomlar da geçici olabilir.

   Hastalık iştahsızlıkla başlar. Özellikle silaj ve konsantre yemleri yemek istemezler. Süt verimi düşer, hayvan zayıflar. Hastalığa genellikle doğumuna az kalmış veya yeni doğum yapmış hayvanlarda çok rastlanır. Anemnezde çoğu kez, hayvanın doğumdan beri iştahsız olduğu ve/veya tedaviye inatçı ketozis bulunduğu anlaşılır. Orta veya daha ileri olaylarda önden veya arkadan hayvanın gövdesine bakıldığında, sol tarafta son kaburgalar (9-13) bölgesinde genişleme dikkati çeker.

   Rumen hareketleri ve ruminasyon azalmıştır. Patognomik bulgular rumenin öskültasyonunda belirlenir. Normalde sadece açlık çukurunda değil, kranialde de duyulan Rumen hareketleri sesleri, bu bölgede abomazum deplasmanında duyulmaz. Bunun yerine söz konusu bölgede, birkaç dakikalık aralıklarla, spontan olarak abomazuma ait metelik çınlama (ping) sesleri duyulur. Aynı sesler ve çalkantı sesi, daha belirgin şekilde, öskültasyon esnasında yapılan, yumrukla karın duvarının sarsılmasıyla da oluşturulabilir. Metalik çınlama sesi öskültasyon ve perküsyonun birlikte yapılmasıyla da duyulabilir.

   Dışkı ise koyu renkte, yağlı, yapışkan, çamur kıvamında ve kan ihtiva edebilir.

   Sağ taraflı deplasmanların  semptomları;

   Sağ taraflı ve basit (torsiyonsuz) deplasman olayları, sol deplasmanlarda olduğu gibi iştahsızlık, süt veriminde azalma ve zayıflama ile başlar; akut-subakut seyreder. Genel durum birkaç gün içinde orta veya şiddetli ölçüde bozulur, yem yeme tamamen ortadan kalkar, geviş getirme durur, ruktus kaybolmuş olup ön midelerde atoni ve hafif bir timpani vardır. İyi besili hayvanlar 8-10 gün içinde zayıflar. Karın duvarı gergindir. Tipik olmamaklar beraber sancı belirtileri vardır.

   Spesifik semptom,  sağ abdominal kaburgalardaki kabarıklık halidir; hayvana arkadan bakıldığında sağ taraftaki bu asimetri kolaylıkla fark edilebilir.

   Sağ karın duvarının 11-13. kostalar arasında yapılan öskültasyon-perküsyon muayenesinde metalik çınlama sesi duyulur. Yumrukla sağ karın duvarının sarsılmasıyla çalkantı ve metalik çınlama sesleri oluşturulabilir. Gaita çok azalmış ve hastalığın 5 ve 6. günlerinde tamamen kaybolabilir, koyu yeşil renkte ve çamur kıvamında. Gaita genellikle kan içerir. İntoksikasyon şekillendiğinde hastalarda pis kokulu bir ishal oluşabilir.

   Profilaksi:

   Spesifik tedbirler henüz bilinmemektedir. Yüksek verimli süt inekleri doğumdan önce ve sonra yeterli miktarda iyi kaliteli kaba yem ile beslenmelidir. Konsantre yemdeki yağ oranı %5-6’yı aşmamalıdır;  konsantre yemler 3-4 öğüne bölünerek verilmelidir. İleri gebelikte ani alışılmadık hareketlerden kaçınılmalıdır.

   Tedavi:

   Veteriner Hekiminize danışınız!

   Kaynak:

  • Prof. Dr. Yusuf GÜL (Geviş Getiren Hayvanların İç Hastalıkları)

Etiketler:

REKLAM ALANI
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz