NOSEMA
HASTALIĞI:
Nosema hastalığı, Nosema apis isminde ki
hücre içi bir parazit tarafından meydana getirilen ergin arı
hastalıklarından olup tüm arı hastalıkları içinde en yaygın olanlarından
birisidir. Arıların sindirim sisteminde bozukluk yaparak verim
düşüklüğüne yol açarak ekonomik kayıplara neden olur. Bu hastalık arı
ölümleri de yapmaktadır. Rutubetli yerlerde ve mevsimlerde nosemosis'in
görülme ihtimali daha fazladır. Hastalıkla genellikle yavruların
çoğaldığı ilkbahar mevsiminde görülmektedir. Yaz mevsiminde ise görülme
oranı azalmaktadır.

Parazit sporları bal, polen, su ile arı tarafından
alındığında bağırsak hücrelerine girer. Hızla çoğalarak girdikleri
hücreyi patlatırlar. Parazit başka bağırsak hücrelerine girerek
çoğalarak çok sayıda hücreye zarar verir. Sonuç olarak bal arısı aldığı
gıdadan faydalanamaz hale gelir.
Parazit soğuğa oldukça dirençli, sıcak ve kuraklığa karşı son derece
duyarlıdır. Spor, arı dışkısında 2 yıl, balda ve ölü arıda 1 yıl, toprak
da 44–71 gün canlı kalabilmektedir
Hastalığın bulaşmasında, ergin arıların dışkıları, kendileri, sular,
hastalıktan ölen arılar, bulaşık bal, nektar, polenler, yabani arılar,
kovan içine girip çıkan karınca ve diğer böcekler, kovan temizliğinde
kullanılan arıcılık malzemeleri, bulaşık petek ve çerçeveler önemlidir.
İşçi arı, erkek arı ve ana arı hastalığa yakalanabilir. Arı larva ve
pupaları hastalığa yakalanmazlar. Bazı arı kolonileri parazit olsa dahi
hastalanmayabilir.

Anasız kalma,
yetersiz beslenme, polen ve nektar kaynaklarının yetersiz kalması,
kalitesiz balla beslenme, hasta ana arının az yumurtlaması, kolonide
varroa olması hastalığın şiddetini artırır.
Hastalık çevre
şartlarına bağlı olarak hafif ya da şiddetli seyreder. Nosema hastalığı
şiddetli olduğunda %100 ölüm yapabilir. Uzun süren şekli ise %10–30
meydana getirir.
Nosema hastalığının
hızlı seyreden şekli, bahar aylarında görülür. Her yıl görülmeyebilir.
Peteklerde ishalden kaynaklanan kahverengi lekeler, kovan içi ve dışında
kahverengi lekeler fark edilir. Bunlar ince kalın lekeler tarzındadır.
Bu tip lekeler, gıda ve çevreye bağlı olarak şekillenen arının dizanteri
haliyle karıştırılabilir. Hasta arıların karınları şişkindir. Kovan
önünde sürünürler, uçamazlar ve kanatları iki yana açık vaziyettedir.

İğneleme refleksi
yoktur. Arıların yaşam süreleri kısalır. Felç olan arılar ölürler.
Arılar dışkılarını uzağa yapacak kadar bekleyemediklerinde kovan içine,
üzerine ve giriş kısmına bırakırlar. Hastalığın uzun sürmesi halinde
kovanda genç arı sayısı artmasına karşın ergin arı sayısında azalma
vardır. Bundan dolayı tarlacık gibi hizmetlerde aksamalar görülür.
Kovanda yalancı ana problemi çıkabilir. Ana arının yumurta kalitesi
azalır.
Tedavi:
Fumagillin içeren ilaçlar kullanılmaktadır. İlkbahar döneminde 1
hacim su + 1 hacim şeker olarak hazırlanan şuruba ortalama olarak
litresine 20–25 mg fumagillin katılır. İlacın etkinliğini
kaybetmemesi için su kaynatılıp, ocaktan indirildikten sonra şeker
katılmalı, ılındıktan sonra ilaç konularak eritilir. 1 kapak dolusu ilaç
5 litreye kadar ya da 3,8 litreye 4,5 gr ( 1 çay kaşığı dolusu
)hazırlanan şurup 1 kez verilmesi yeterlidir. Uçamayan arılar olursa 2
hafta sonra tekrarlanır.
Korunma:
Hastalıktan korunmak için koloniler güçlü tutulmalı, polen ve nektar
kaynaklarına zamanında gitmeli, anasız, yaşlı ya da verimsiz ana
arılarla çalışmamalıdır. İlkbahar ve sonbahar bakım ve ilaçlamaları
düzenli yapılmalıdır. Hastalıklı arı aileleri pürmüzle yakılmış ya da
kimyasal ilaçlarla dezenfekte edilmiş kovanlara aktarılmalıdır. Zayıf ve
anasız koloniler birleştirilirken hasta olmamalarına dikkat
edilmelidir. Kovanlar yerden 30–35 cm yüksekliğe konulmalı,
havalandırmanın kolay olması için kovan hafif öne doğru meyilli
olmalıdır.
|