Web sitemize hoşgeldiniz, 15 Mayıs 2026,
Anasayfa » Hayvan Besleme » Kanatlı Besleme » Yumurtacı Tavukların Beslenmesi

Yumurtacı Tavukların Beslenmesi

REKLAM ALANI
Yumurtacı Tavukların Beslenmesi

Tavukçulukta başarı, yüksek verimli hayvanların kullanılmasının yanı sıra, yeterli ve ekonomik besleme, pazar şartlarının uygun olması, iyi bir çiftlik yönetimi, hastalık ve parazitlerden korunma gibi faktörlerle yakından ilişkilidir. Sürünün genetik potansiyeli ne kadar yüksek olursa olsun, çevre faktörlerini oluşturan bakım ve besleme koşulları uygun olmadıkça kendisinden beklenen verim düzeyine ulaşması imkansızdır. Besleme, üretimin kârlı olması açısından ayrı bir önem taşımaktadır. Çünkü tavukçuluk işletmelerinde yem harcamaları tüm harcamaların %70’ine ulaşmaktadır. Bu nedenle kazanç getiren bir tavukçuluk için, ucuz fakat yeterli besleme zorunludur.

Ayrıca besleme gerek yumurta, gerekse tavuk etinin kalitesini de önemli derecede etkilemektedir. Yapılan çalışmalar, yemin miktar ve kalitesi ile canlı ağırlık, canlı ağırlık artışı, yumurta ağırlığı, deri ve yumurta sarısının rengi, yumurta kabuk kalitesi, yumurtanın vitamin, mineral ve yağ asidi içeriği, tavuk eti ve yumurtanın lezzeti arasında yakın ilişki içinde olduğunu ortaya koymaktadır.

Kanatlıların beslenmesi denildiğinde diğer hayvanlarda olduğu gibi karbonhidratlar, yağlar, proteinler, vitaminler, mineraller ve su akla gelir. Çoğu besin maddeleri enerji ve proteinlerin her ikisini de içerirler. Yemler genellikle protein ve enerji içeriklerine göre sınıflandırılır. Sıvı ve katı yağlar protein içermezler. Diyetlerde enerji ve protein uygun oranda bulunduğunda daha etkindirler. Aşırı protein tüketimi, ihtiyaç fazlası proteinler vücutta depolanmaz ve dışkı ile atıldığından, artmış dışkı enerjisi olarak değerlendirilir. Bununla birlikte hayvanların dönemlere göre besin madde ihtiyaçları da değişmektedir. Büyümekte olan civcivlerin ham protein ihtiyacı % 16-24, yumurta verimi için % 15-17, yaşama payı için ise % 10-12 olmalıdır. Kuluçkadan çıktıktan sonraki 2-3 haftalarda bütün kanatlıların protein ihtiyacı fazla olmaktadır. Diyetlerdeki protein oranları önemlidir, ancak esansiyel aminoasit miktarları uygun düzeyde olması durumunda protein oranları biraz azaltılabilir. Genç hayvanlarda ve yumurtlama dönemindeki tavuklarda vitamin ve mineral ihtiyacı daha fazladır. Aynı şekilde hızlı gelişen hayvanların yavaş gelişenlere göre vitamin ve mineral ihtiyacı daha fazladır. Yavaş gelişen hayvanlar bazı vitamin ve mineral ihtiyaçlarını yemlerdeki vitamin ve minerallerden karşılayabilirler, çünkü yemlerdeki miktarları yaşama payı ihtiyaçlarını karşılayacak düzeydedir.

Hayvanların yaşaması için az bir yem ve su yeterli olabildiği halde, yaşama payı için gerekli enerjinin verilmemesi durumunda önce zayıflama, sonra da ölüm kaçınılmazdır. Aynı şekilde hayvanların yaşaması için protein, yağ, vitamin ve minerallere de ihtiyaç vardır. Genç hayvanların büyüyüp gelişmesi, erginlerin yumurta vermesi için yaşama payına ilave besin maddelerine ihtiyaç bulunmaktadır.

Tavukçulukta son yıllarda elde edilen büyük başarılarda besleme alanındaki buluşların ve bunların yem endüstrisi ile tavuk besleme pratiklerine aktarılmasının çok önemli payı vardır. Nitekim yapılan çalışmalar sonunda etlik piliçlerde bir kilogram canlı ağırlık artışı için tüketilen yem 1.8 kilogramı, yumurta tavuklarında ise bir kilogram yumurta verimi için tüketilen yem miktarı 2.2 kilogramı pek geçmemektedir.

Tavukların Beslenme Açısından Özellikleri

Tavukların sindirim sistemlerinin vücut büyüklüklerine göre diğer hayvanlardan daha kısa olması ve önemli bir mikroorganizma yoğunluğunun bulunmaması göz önüne alınarak tavuk beslemede bilinmesi gereken özellikler aşağıdaki gibi özetlenebilir.

Tavuklar yemlerde bulunan selülozdan yararlanamazlar. Çünkü sindirim sistemlerinde selülaz enzimi salgılanmamaktadır. Ayrıca, tavuklar yemlerin ham selüloz kesimini oluşturan lignin, pektin, ağar ve kitin gibi bileşikleri de sindiremezler.

Tavuklar genel olarak enerji gereksinimlerini karşılamak için yerler. Başka bir deyişle, bunu karşılayıncaya kadar yerler; diğer besin maddelerinin karşılanmasını ve karınlarının doymasını beklemeden yem yemeyi keserler. Buna karşın rasyonun enerji düzeyi düşük ise, fazla yem yiyerek açığı kapatmaya çalışırlar. Ancak, enerji düzeyi çok düşük ise, hayvanın sindirim sisteminin kapasitesi ve dolayısıyla yem yeme kapasitesi sınırlı olduğundan çok yiyerek enerji açığını kapatamayabilirler. Eğer rasyonun enerji düzeyi çok yüksek olursa, bu kez de hayvanlar enerji gereksinimlerini erken karşılayarak yem yemeyi kesecekleri için, rasyonda bulunan diğer besin maddelerinin yetersiz alınması durumu ile karşılaşılabilir. Kaba bir değer vermek gerekirse rasyonun enerji içeriğinin % 1 azalması veya artması yem tüketiminin % 0.8 artmasına veya azalmasına neden olduğu söylenebilir.

Tavuklarda tat duygusu, koku alma duygusundan daha iyi gelişmiş olmakla beraber yine de sınırlıdır. Buna rağmen tercih hakkı tanındığında, mısır ve buğdayı, arpa, yulaf ve çavdara, açık veya parlak renkli yemleri; koyu veya mat renklilere, iri öğütülmüşleri çok ince öğütülmüşlere, hafif nemlileri kuru yemlere tercih ederler. Tavukların yemlerde bulunan bazı zehirli maddelere, örneğin soyada bulunan tripsin inhibitörü, sorgumda bulunan tanenler, kolza küspesinde bulunan erüsik asit ve pamuk tohumu küspesinde bulunan gosipol’e karşı duyarlılıkları çok yüksektir.

KAYNAK: HAYVAN BESLEME VE BESLENME HASTALIKLARI ( PROF. DR. M.ALİ AZMAN )

Etiketler:

REKLAM ALANI
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz